6 Nisan 2016 Çarşamba

Ben seni işgal edemem teslim olurum.. Ben ateşim sen su, sende boğulurum..

Ait olamamak hiçbir yere…
Belki de benim tek sorunum budur..
Ama insan zaten doğduğu yere ait değildir ki, büyüdüğü yere de ait değildir.
İnsan hep olmak isteyip de olamadığı yere ait değil midir?
Ben nereye aitim peki? Ben neden hep yollardayım da kendimi bir yerde tam bulamıyorum…
İstanbul bile beni büyülemiyor artık hatta Ankara’ya bile ait olduğumu düşünemiyorum artık.
Bu benim mutsuzluk hikâyem yine Ankaralıyla son bulacak ve ikimizden birini öldürecek bir hikâye sadece… Birimizden biri pes edinceye kadar sürecek bir savaşın hikâyesi bu. Bir kitap arkası gibi oldu ama benim hayatım sanki kamyon arkası yazıları gibi. Dünya’ya bok olarak gelecekmişim de sanki son anda insan olmuşum gibi bir hayat bu. Herkesi sigara yakmaya davet ediyorum şu an ama içmeye değil. Orda öylece yanışını izleyin..


İzlediniz mi ?
İşte ben o sigarayım..
Yavaş yavaş alevler ve dumanlar içinde kalan kız…

Kendi de alev olan, ateş olan insan.
Bir tek onu yakamıyorum. Hayır Ankaralıyı değil. Bu başka bir hikaye, şuan anlatamayacağım..
Ben ateşim o su, ben onu yakamıyorum ve teslim oluyorum..
Sadece gözleriyle bile ateş olduğumu unutuyorum. Ufacık bir sözü bile beni darmadağın ediyor. 
O yoksa hayatım çok boş, o uyuduktan sonra tüm ışıkları sönüyor gibi şehrin.
Ama bu sefer kimsenin haberi yok. Sen ve ben bir sır paylaşıyoruz işte.. 
Hoşgeldin sırdaşım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Benimde söyleyeceklerim var.