11 Mayıs 2015 Pazartesi

Sen kokuyor, caddeler şimdi..



   Saat 21.43 Elmadan gelen bir mesaj

 - Kızıl, Ankaralı Adana da.

Kalbimden o an binlerce duygu geçti. Öfke, özlem, kıskançlık. Hepsi birden hücum etti kalbime. O anı anlatacak kelime yok sözlüklerde, o halimi anlatacak olan her söz bir diğeri kadar anlamsız. Adana'ya geldi ve ben bunu Elmadan öğreniyorum. Ağladığımı fark etmiyorum bile  annem söyleyene kadar. Ne oldu diyene kadar anlamıyorum belki ne olduğunu. Söylediğimde bana ' Biliyorum beni aradı anneler günü için. ' diyor. Anlıyorum ki bir tek benim haberim yok. Anlıyorum ki bir tek ben sesini duyamadım çok sevdiğimin, uğruna öldüğümün. Ağlayarak uyuyorum gece. Ve pazar gecesi gözyaşları ıslatıyor yastığımı.

    Ve bu  sabah. Yani pazartesi sabahı. Gözlerim acıyor uyandığımda. Gözlerim ona ağlıyor yine sessiz sessiz. Biraz dışarı çık diye yolluyor annem evden. Öylece dışarı çıkıyorum. Issız, kimsesiz biri gibi sokaklara atıyorum adımlarımı. Karşılaşma ihtimalimiz
varsa bile bir daha onu görmemek için, yine o acıyı çekmemek için hiç bilmediği yerlere doğru sürüyorum kendimi. Onsuzluğa sürgün ediyorum kendimi.  Kahvemi yudumlarken onu düşünüyorum.

    Bir koku darmadağın edebilir mi insanı diye soran varsa eğer. Evet bir koku parçalıyor beni. Ve bir ses yıkıp döküyor bütün duvarlarımı. ' Kartanem ' diye sesleniyor biri. Üç yıldır yoktu o koku hayatımda, yeniden yenilmeye gücüm yok biliyorum. Yine kendimle savaşıyorum. Dönüp baksam ölüm gibi gelecek ayrılık yine biliyorum. Saçlarımı öpüyor biri. Tam bu sabah biri yine saçlarımı öpüyor. O yine saçlarımı öpüyor. Ankaralı yine saçlarımı öpüyor. O gittikten sonra kısacık kestirdiğim saçlarımı. Giderse yine kestireceğimi bildiği saçlarımı öpüyor. Kokusu ciğerlerime doluyor. Dönüp bakmaya cesaret edemiyorum. Ben ki hayatta hep cesur olmamla övündüm. Ama yine ona yeniliyorum.
 
     Ankaralı Adana'ya geliyor. Saçlarımdan öpüyor. Kokusuna aşık olduğum adama bir defa bakamıyorum. Adım adım ölüme giderim senin için dediğim adama bakamıyorum be.
Gözlerine bakamıyorum. Gözlerinin yeşilinde boğulmak isterim dediğim adamın gözlerine bakamıyorum. Bana sarılırken bile gözlerimi kapatıyorum. Kokusunu doyasıya içime çekerken bile gözlerimi açmıyorum. Bir daha giderse dayanamam biliyorum.


' Ne yanından sarsam seni ? ' diyor.
 ' Acılarını sarsam.
   Yaralarını sarsam.
   Gözyaşlarını sarsam.
   Seni sarsam kendime hiç bırakmasam. ' diyor.


 Ben sadece susuyorum. Bunu okuyacağını biliyorum. Seni sevmekle başlıyorum her güne biliyorsun. Herkes de seni arıyorum. Kokunu sevdim be adam. Önce gözlerini sevdim senin, Gelişini sevdim be. Gidişini yine sevdim. Adımı bile senin dudaklarından dökülürken sevdim ben. Açtığın yaraları sevdim, yaralarımı sevdim senden bana kalan. İçimde yarattığın boşluğu sevdim ben, senden hatıra diye gidişinin boşluğuna tutundum yıllardır. Sen yaralarımı sarmasan ne olur be. Sesini sevdim senin, boyunu sevdim. Boynuna saklanmış ben'ini sevdim senin. 7 yaşında bisikletten düştüğünde izi kalmış ya alnında, ben onu bile sevdim.

2 yorum:

  1. bunu yazabilen insan yaşamış olması lazım allahım böyle sevilmek istiyorum göz yaşlarım için sana teşekkür ediyorum
    çağdaş hoca blog yapın yorum yapın bir yayına demese sizi okumaycak ve böyle ağlamayacaktım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için..

      Sil

Benimde söyleyeceklerim var.