19 Nisan 2014 Cumartesi

Bunun gerçekte böyle olmaması gerekiyordu !



    Şu an neden yine burada olduğumu anlayamayacak kadar uykusuzum. Neler oldu bilmiyorum ve neden yazmayı bıraktığım hakkında hiç fikrim yok. Ama yazacaklarım çok sevilmedim diyecek kadar gerçekçi, hiç sevilmedim diyecek kadar nankörce şeyler.


   Konu uzun zamandır Ankara'ya veya Ankaralıya gelmiyordu. Baş harfi bile geçmedi hiç bir konuşmada... '' '' Ben mutluyum '' diyemiyorum çünkü bu duyguyu hiç bir zaman tam anlamıyla yaşamadım. Karmaşık olmayan ama ender bulunan bir hayatım var herkes gibi. Şu an bunu okuyan kişi merhaba, bende senin gibi anlamsız buluyorum yazdıklarımı merak etme. Neyse konunun dağılmasının benim için hiç bir yararı yok.

   Elma benim en yakın arkadaşım ve Tükrerle nişanlı. Aslında ikisi de kardeşim gibi ve bayağıdır nişanlılar Ankaralıdan bile önce tanıyordum ikisini. Hal böyle olunca tüm hikayeyi benimle beraber yaşamış insanlar. En yakınımda ki iki insan birbirlerini o kadar çok seviyorlar ki. Tıpkı onun beni sevdiği gibi seviyor Tükrer Elmayı. Mesele kıskançlık değil ama sürekli gözümün önünde Kızıl Ankaralı aşkı yaşanıyor. Unutamıyorum diyorum sürekli bu sebepten. Zoziyle mutluyum evet ama daha farklı bir sevgi bu. Unutamadığım o insan değil daha doğrusu bir insan değil. Yaşananları unutamıyorum sürekli rüyalarımda Zozi ve ben sanki aynı duruma düşmüşüz gibi. Ve biz ayrılmışken neden Elma ve Tükrer bu kadar mutlu. Nasıl her şekilde Tükrer onu seviyor yada o Tükrer'i bunu kıskanıyorum. Yaptığım bencillik evet bende kabul ediyorum ve onlarda bunun farkında zaten. Ne kadar vazgeçmek istesem de elimde değil. Hep mutlu olsunlar istiyorum aslında evet ve bunu gönülden istiyorum ama Kumral ve ben o kadar şanssızız ki bunu düşünmeden edemiyorum. ' Neden bizi kimse böyle sevmiyor ? '

   Bu arada ben okulu bıraktım. Geldim artık Adana'ya kavuştum. Tekrar hazırlanıyorum sınava ve bu kez olacak biliyorum. O kadar dayanılmaz olmuştu ki o okul, şehir. Dayanamadım geldim. Daha fazla yapamayacağımı anladım. Güçsüz olduğumu gördüm ve geldim. Yenildim yine bir kez daha..
İçimde öyle büyük bir yangın gibi kalacak bir bölümü bıraktım. Hayatımda en çok istediğim bölümü, hayallerimi bıraktım ve geldim. Ateşler içinde kalışım bundan belki de. Hep güvendiğim, hayal edip mutlu olduğum yerdeydim ve dönüp ardıma bakmadan geldim. Tıpkı hiç arkama bakmadan onu bıraktığım gibi... Hep böyleyim işte. Çok sevdiğim şeyleri hep ansızın ardıma bakmadan bırakıyorum. Üzülüp ölüyorum belki özlüyorum ama yine de geri dönmüyorum. Bütün kapıları kapatıp gidiyorum...


   Ve beni okuyan insan teşekkür ederim sana şu an.. Buna çok ihtiyacım vardı. Sana anlatmaya çok ihtiyacım vardı..

6 yorum:

  1. Sorun değil işim bu zaten ekmeğimi buradan kazanacağım (:

    YanıtlaSil
  2. Umarım sıkılmamışsındır :)

    YanıtlaSil
  3. Hayır birazcık bile sıkılmadım :) Ancak katılmadığım noktalar var! Kazandığın okulu, yerleştiğin şehri bırakıp dönmek güçsüzlük ve ya yenilmek değil :) Aksine büyük bir güç ve cesaret gerektiren bir durum. Tebrik ederim, bu cesareti gösteremeyip yıllar yılı mutsuz yaşayan çok fazla insan var...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru bir karardı ama bunun aslında güçlülüğün göstergesi olduğunu çok zor farkettim :) Teşekkür ederim :)

      Sil
  4. Canim Kizil. Bence senin hissettiklerin gayet normal. Kiskanclik demeyelim ama hepimiz böyle seyleri yasariz. Neden ben mutlu olamiyorum da onlar oluyor diye sorariz kendimize.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim ki biraz aşırıya kaçıyor ama :) Daha çok kendimde arıyorum suçu :)

      Sil

Benimde söyleyeceklerim var.