25 Haziran 2013 Salı

Keşke parçalanmak yerine ayrılmış olsaydık.. Sadece

Geveze'm..
Şu 9 ay boyunca hep yanımda olup beni dinleyen insan.
Ve giderken beni paramparça eden insan.
Böyle olmayı hak etmeyecek kadar sağlam olduğuna inandığıma bir dostluğumuz vardı. Yada ben öyle sanıyordum. Sanırım ben öyle sanıyordum. Şuan yine her gidişte hissettiğim, düşündüğüm şeyi düşünüyorum. Kesinlikle beni üzmek istemediğin için uzaklaştın benden ve okuldan.. Kanser misin daha bilmiyorum ama kanser değilsindir. Muhtemelen yine beni takmadığın için uzaklaştın yani bir şey olmaz ya ne olacak konuşmasam zaten çok önemli değil demiş olabilirsin. İşte benim sorunum hep buydu benim için değerli olup bana değer vermeyen insanlar için hep ağladım üzüldüm. Ve onlar hiç bir şey olmamış gibi, sanki hayatıma girmemişler gibi çıkıp gittiler. Ve arkada kalan onlar için hiç önemli olmadı. Şimdi hangi küllerden yeniden doğacağımı bilmiyorum ama yeniden doğacağımı biliyorum. Sensizde ayağa kalkabileceğim çünkü bana düşmemeyi öğrettiler senin gibi ufak tefek şeyler için yıkılacak kadar güçsüz değilim. Hala sana ve senin gibi bir sürü insana direniyorum, mecburum. Ama hala canım acıyor....



                                                                    ***

Şu an Zencilerde kalıyorum. Okul bitene kadar buradayım. Jelibon da zencinin ev arkadaşıyla çıktığı için oda burada zaten gelme sebebimiz bu.. Ve gerçekten huzurluyum ilk defa yalnız olduğumu hissetmiyorum yani.. Adana topraklarını gözlüyorum öyle özledim ki evimi odamı arkadaşlarımı gerçekten uzaklaşınca anlıyormuş insan. Kumral zaten burnumda tütüyor en çok onu özledim sanırım ya. Zaten oda beni özlemiş olacak ki her gün konuşuyoruz. BuKa'yı çok özledim mesela ama oda ağustosta gelecek. Aman Tanrım evi çok özlemişim ya.

22 Haziran 2013 Cumartesi

Sanki bugün son günmüş gibi..




   Bir final sınavlarının daha sonuna geldik. Emeği geçen hocalarımıza başarılar diliyorum.. Ve asıl olaya geliyorum. Geveze okulu donduruyor. Aslında bu fikir dönem başından beri vardı ama gitmez sanıyorduk. Maalesef bu gün son günüydü. Sanırım en çok beni üzdü bu ne yapacağımı ne yazacağımı tasarlamama rağmen bir türlü yazıya dökemiyorum ya bu çok zor oldu. O benim burada ki tek yakın arkadaşımdı. Beni dinleyen tek insandı ve son olaylarda aramızın bozulması beni çok üzüyordu. Mesela o İstanbul'a gittiğinde o haftayı hatırlamıyorum. Sanki bende onunla beraber gitmiş gibiydim. Aramızı bozduğu için kimi suçlasak boş mesela çünkü bunu biz yaptık. Birbirimize biz ettik bunları. Sabah uyandığımda artık gitme zamanımın geldiğini hissediyorum, çok insan kaybettim çok yoruldum. Direnmeye gücüm kalmadı sanırım yada güçlü durmak beni gerçekten mahvetmiş. Keita bile şu sıralar çok tuhaf davranıyor uzaklaştı bir şeyler oldu ona bile. Takmamaya çalıştıkça kimse kalmadı etrafımızda. Tehditler, Türk olduğu için dayak yiyenler lanet olsun bu şehire ya gelmez olaydım gerçekten gelmez olaydım. Hepsi Harbiyeli yüzünden aslında hepsi Ankaralı yüzünden o olmasa gelmezdim buralara ben.. Dayanma gücüm kalmadı artık boğuluyorum gerçekten boğuyor bu şehir beni.

7 Haziran 2013 Cuma

Daha asırlar boyu yaşayacak GEZİ PARK..



 Aslında uzun bir yazı hazırlamıştım ama lafla peynir gemisi yürümez. O yüzden seçimleri bekliyorum ve sizi Taksim için Gezi Park için savaşan insanlarla baş başa bırakıyorum...