10 Nisan 2013 Çarşamba

Sesini unutuyor gibiyim ama sözlerin hep aklımda..


 Hazır üniversitemiz olaylarla çalkalanırken bende okulun tatil olmasından fırsat buldum ve bir yazı yazayım dedim. Biliyorum çok iyi oldu bu :)

   Okulumuza hizbullah örgütü dadandığı için günlerim yurt ve kahve diyarında geçiyor ve artık rutine dönen her şey sıkıcı olur mantığındayım. Ama biraz iyi oldu bu günlerdir yazmak istiyordum bu sayede gelebildim. Fizyoloji vizesi öncesi ben reçel ve kurabiye yine bir olay yaşadık. Hadi tahmin edin olayın baş faktörü kim.. ?? Tabi ki de TOST. Kızın sadece yüzü sıçana benzese keşke bunu eylem haline getirmese diye çok düşünüyorum ya. Aaa merak etmeyin yazıyı bununla fazla kirletmeyeceğim. Önce ki yazılarımdan kiminle çıktığını neler olduğunu anlatmıştım ya orda olay kapandı diye düşündük ve hayatlarımıza o zehri bulaştırmak istemedik üçümüzde. Ama sayesinde hiç tanımadığım insanlara mesaj atmış oldum bir sürü sizofrenliğin ortasında buldum kendimi. Kızın hayatı yalan olmuş zaten. Sadece bu değil bir yalan üç insanı nasıl kapsar ya bu kadar mı profesyonel olmuş ayrı şehirlerde üç insan kendini bu olayda buluyor. Neyse ki şimdilik kimse onu takmıyor. Önemsiz bir nesne yaptı ya kendini ne çekti be Tost. İki ekmek arasına girecem diye ne çekti.

Şu sıralar Hush Hust serisine takmış bulunuyorum. Nora ve Patch aşkı bütün aşk hayatım oldu. Düşün kitabı o kadar yaşamışım ki Zoziyi kovulmuş melek sanıyorum rüyalarımda. Ama her güzel şey bitermiş ya kitaplarda bitti ve Zoziyle ben asla böyle değiliz. Ama olsun ben sevgilimi böyle seviyorum. Yinede kovulmuş bir melek olabilirdi gerçi ilk iki kitapta örnek bir aşk yok ama üçüncü kitap yani Sessizlik bayağı etkiledi beni. Tavsiye ederim okumadıysanız okuyun. 
Buda son kitapta mektupta beni öldüren cümleler : Bu dünyayı terk etmeden önce sana karşı neler hissettiğimi bilmeni istiyorum. O Değişim Yeminini etmeden önce benim için neysen şimdide öylesin. Sen benimsin. Her zaman benim. Senin gücünü , cesaretini ve nazik ruhunu seviyorum.Bedenini de seviyorum. Senin kadar hiç kimse benim için seksi ve bu kadar mükemmel olmamıştır. Seninleyken bir amacım var. Sevip , tapacağım ve koruyacağım birisi var.  
Geçmişimdeki sırlar aklını kurcalıyor, biliyorum. Ve bana güvenip o sırların ne olduğunu sormaman , bana olan inancın daha iyi bir adam olmamı sağlıyor. Seni aramızda söylenmemiş bir şeyler bırakıp terk etmek istemiyorum. 


 Ne çektin be Kızıl geldin üniversitede okuyacağım meslek sahibi olacağım diye ne çektin be kızım. Niye
geldin demiyorum, geldin de noldu be çocuğum Zozinden ayrı düştün. Orda kızlarla fingirdiyorsa dilini koparamayacaksın be kızım cükünden asamayacaksın be yavrum. Tamam Zozi yapmaz diyorsun da erkek be kızım yaparsa nedeceksin be yavrum.. Vasfiye teyze kıvamına bende geldim ya kendime daha ne desem ki. Birde izlediğim filmler okuduğum kitaplar beni çok etkiliyor onu anladım şimdi. Yani yarın kendimi Gelinler Savaşında bulabilir yada Vasfiye teyze olabilirim. Yada kovulmuş bir meleğe aşık olabilirim. Hepsinden kötüsü en yakın arkadaşımın kardeşine aşık olursam onunla evlenirsem o kötü olur ama. Emma yakışıklı çocuğu kaptı ama bende bu şans varken anca kurbağa bulurum evlenecek. Zozi lütfen alınma sen mükemmelsin ama benim şansım bu hala nasıl buldum seni diyorum. Şaka gibi yani genelde Ankaralından sonra bulduklarım fare gibi birşey olmuştu. Sanırım Liv gibi bende bekleyemeyeceğim sana zorla evlenme teklifi yaptıracağım. Ama sende bekleme o kadar okul bitince gel et şu teklifi lütfen. Neee hala bekliyor musun ? Olamaaaz !!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Benimde söyleyeceklerim var.