12 Nisan 2013 Cuma

Kokusuna aşık olduğunuz birisini asla unutamazsınız.

Sabah derse geç kalmamak için erkenden uyumuştum o gece. Ertesi gün hayatımın nasıl değişeceğinden habersiz tatlı bir uykuya dalmayı başarabilmiştim. O güne kadar kimseyi sevmemiştim, mesafeli bir duruşum vardı insanlara karşı ve o kokunun kaynağını bir ay önce çözmeme rağmen bunun beni etkilemesine izin vermiyordum. Zaten aramıza ördüğüm görülmez duvarlar sayesinde onunda böyle bir şey hissedeceğine ihtimal vermiyordum. Şubat ayının 7sine uyanırken tamamen okula odaklanmıştım. Günlerden perşembeydi Adanada hafif yağmurun olduğu bir sabahtı. Derse yarım saat kala Okul'nun bahçesinde kahvemi yudumlarken Kumraldan gelen mesajı okuyordum. ''Bugün erkenden dershanede ol.'' Genelde dershaneye gelmedikleri için mesaja anlam verememiştim ama zaten dershane benim tek eğlencemdi tabi ki erkenden dershanede olmazdım ama derslere yetişmeye gayret ederdim. Derse girmek için hızlıca okula yürürken herkesin çoktan geldiğini görüp hızlıca sırama geçtim.
Şeftali çoktan ortak sıramızdaki yerini almıştı.
-Günaydın bebek yine çok uyumuş olmalısın. Gözlere bak ya. Bugün Edebiyat hocası gelmiyormuş iyi haber ders boş.
+ Yapma bee o zaman çıksana ne duruyorsun oğlum sırada dışarıda şiirsel bir hava var.

 Beraber okul bahçesine doğru yol alırken dün gece evde neler olduğu hakkında ufak gevezeliğini duyamayacak kadar kendi düşüncelerimle meşguldüm. Zaten bir süre oda vazgeçti. Bizim grubun oturduğu masaya doğru ilerlerken içimde anlamlandıramadığım hislerin ne olduğunu çözmeye çalışıyordum. Süslü, Petek ve Kılıç yine her zaman ki gibi sınavları çekiştiriyorlardı. Hangi hoca nasıl sorularla bizi zorlardı muhabbetine son verdiğimizde ders zili çalmıştı. Sınıfa yürürken Kılıç beni kolumdan tutup kantine doğru sürükledi.

- Bütün gün sanki durgun gibisin. Hayırdır kızım noluyo ?
+ Bilmiyorum ya içimde anlamsız bir heyecan var.
- Kötüysen izin alalım ya eve git dinlen biraz.
+ Yok ya iyiyim ben hadi geç kalmayalım.

 Dersler sanki daha ağır geçiyordu. Sonunda bitiş ziliyle beraber çantamı alıp servise doğru ilerledim. Şeftali arkamdan Kızıl diye bağırırken artık yorgunluk ve düşünceler bayağı ağır basmaya başladı.


                                                                ***


 Ankaralıyla tanışalı beş haftadan fazla olmasına rağmen onu bu kadar önemseyeceğimi, ilk aşkım olacağını hiç düşünmemiştim. Bana göre fazla düşünceliydi. Genelde hiç konuşmazdı ve ukalanın biriydi. Benim tam zıt karakterimdeydi. Matematikle aynı okuldaydı ama Matematik onu hiç sevmezdi. En yakın arkadaşımın sevmediği bir insana zaten sempati  bile duymuyordum. Servisten indiğimde KaslıBöcek tamda kapıdan giriyordu hemen ona yetişmek için koşmaya başladım.
-Böceğim bu ne hız, beni yakalamak mümkün değildir ama sen bunu başardın sanki.
+ Şapsal dalga geçme. Peşinden daha ne kadar koşmalıyım.
- DenizG nerde seni serviste yakalamış olması gerekiyordu.
+ Kendi servisiyle gelmiştir ha? Olamaz mı?
- O zaman Matematikle beraber kantindedir. Hızlı ol cips partisine yetişmeliyim.
+ Gerçekten çok obursunuz ya.

 KaslıBöceğin tahmin ettiği gibi ikisi de kantindeydi ve Kumralla beraber cips yiyorlardı. Geldiğimizi görünce hepsi cipslerini saklamaya çalıştılar ama KaslıBöcek onları çoktan görmüştü. ''Benden saklayamazsınız'' nidaları eşliğinde koşmaya başladığından sabahtan beri ilk kez içten bir kahkaha attığımı farkettim. Masaya oturduğumda gözüm Ankaralıyı arıyordu.

+ Kumral arkadaşların nerde?
- Ne bilim kızım ben. Ankaralı geldi bile.
+Günaydın gençler. Kızıl seninle biraz konuşabilir miyiz?

- Tabi.

 Masadan kalkarken Kumralın gözlerindeki muzip bakış kalbimin daha hızlı atmasına neden olmuştu. Ama Ankaralının gözlerine baktığımda sanki dünyada kimse kalmamış gibiydi.

- Evet seni dinliyorum.
+ Aslında bunu söylemek benim için çok zor. İlk defa böyle birşeyi söylüyorum o yüzden biraz heyecanlıyım. Imm Kızıl ben sana aşık oldum. Benim aşkım olur musun ?
- Bu ne şimdi ya ben sınıfa gidiyorum saçmalama.

  Kitaplarımı almak için masaya döndüğümde Kumralın sorgulayan gözleriyle karşılaştım. Demek ki oda biliyordu. Bunu bana nasıl yapmıştı. Daha sonra Kumral nasıl olduysa beni etkilemiş cevabımın evet olmasını sağlamıştı.


                                                                    ***

  Ankaralıda ilk aşık olduğum şey kokusuydu. Öyle güzel ve masum bir kokusu vardı ki o kokuda huzur buluyordum. O yanımdayken burnumu boynuna dayadığım an sanki hiç bir şey beni incitemeyecek gibiydi. Onu sonra öylesine sevmiştim ki o koku olmadan uyuyamıyordum. Yastığımda t shirtü olmadan, onu koklamadan huzurlu olamıyordum. Ve ne zaman o kokuyu duysam boğazıma bir yumruk oturur. Kokusuna aşık olduğunuz birini asla ama asla unutamıyorsunuz.

3 yorum:

  1. Şu kocaa yazı içinde nereye takıldım?Tabi ki şubat 7sine.Birazcık doğum günüm,birazcık da uğradığım ihanetin tarihi...Kokusunu unutamadığım şahıs tarafından.

    YanıtlaSil
  2. Sende mi ihanete uğradın :( Hemde doğum gününde.. Senin 7 şubatın daha kötüymüş canım ya

    YanıtlaSil
  3. nedense bende sadece şubat 7 ye takıldım... onun kokusuna aşık olduğum insanın doğum günü...

    YanıtlaSil

Benimde söyleyeceklerim var.