21 Nisan 2013 Pazar

Kızıldan Öneriler 1

Sıkıntıdan ne yapacağımı şaşırdım zaten vizelerden bir zaman bulamadım kendime iyice saldım, kilo aldım derken stresten suratımda kırmızı lekeler çıkınca anladım ki artık buna son vermem gerek. Neden kozmetikle ilgili yazı yazamıyorum bilmiyorum ama umarım siz beni anlarsınız. :)

Üniversiteye başlayana kadar sivilce nedir bilmezdim. Ergenlik sivilcelerim bile çıkmamıştı benim ya. Ne zaman ki vizeler başladı bende hiç görmediğim kadar sivilceyi gördüm. Yani yine çok değil ama ben 2-3 tanesine bile dayanamıyorum. Böylelikle hemen watsons'n yolunu tuttum. Keita da kendisine birşeyler almak için bana eşlik etti ama aynı şeyleri aldık çıktık. Tabi yüz temizleme jeli tonik gibi şeyleri almadan önce kesinlikle bir cilt taramasından geçmek gerekmiş. Benim cilt tipim kuru sanıyordum mesela ama karma bir cildim varmış buda beni hayal kırıklığına uğrattı.



 Öncelikle kızlar günlük peeling özelliği olan temizleyicilerden uzak durmak gerektiğini anladım mesela garnier 3ü 1 arada kullanıyordum ama onu sadece maske olarak kullanmakta fayda var  mutlaka temizleyici peeling ve tonik ayrı olmalı.



The Balm Jovi Palette : Bunu bir çok blogda görmüştüm zaten ama almama sebep olan blog Ahu Dudusu 'nun blogu oldu. Ben normalde far kullanamıyorum sanki çok çirkin bir görünüşüm oluyor gibi ama Balm'ı sevdim.

Loreal Perfect Clean : Cilt tipim karma olduğu için satış elemanı detoks etkisini önerdi bana ve her gün sabah akşam kullanabileceğimi söyledi. Zaten bende temizleyici arıyordum ve cildime çok iyi geldi. 
Nıvea Stay Clear : Aslında ben farklı markaları bir arada kullanmayı sevmiyorum ama Lorealde arındırıcı tonik bulamadım o yüzden nivea iyidir dedim ve bunu aldım. Kullanma şeklimde sabah yüzümü perfect clean ile yıkıyorum sonra toniği kullanıyorum ama cilde hafif vuruşlarla uygularsanız daha iyi sonuç alıyorsunuz. Yani ben daha iyi sonuç alıyorum. :) 

Nıvea Clean Deeper : Şimdi günlük peeling dese bile aslında haftada iki defa banyo sonrası kullanmak uygun oluyor. Çünkü gözenekler sıcak su yardımıyla açılıyor ve cildin emiciliği artıyor. Sonrasında tabi yine tonik uyguluyorum. Tonik olmadan hiç bir şey yapmıyorum malesef. 



   Bir sonra ki yazımda benim makyaj çantamı takdim edeceğim size o zamana kadar hoşçakalın :)

12 Nisan 2013 Cuma

Kokusuna aşık olduğunuz birisini asla unutamazsınız.

Sabah derse geç kalmamak için erkenden uyumuştum o gece. Ertesi gün hayatımın nasıl değişeceğinden habersiz tatlı bir uykuya dalmayı başarabilmiştim. O güne kadar kimseyi sevmemiştim, mesafeli bir duruşum vardı insanlara karşı ve o kokunun kaynağını bir ay önce çözmeme rağmen bunun beni etkilemesine izin vermiyordum. Zaten aramıza ördüğüm görülmez duvarlar sayesinde onunda böyle bir şey hissedeceğine ihtimal vermiyordum. Şubat ayının 7sine uyanırken tamamen okula odaklanmıştım. Günlerden perşembeydi Adanada hafif yağmurun olduğu bir sabahtı. Derse yarım saat kala Okul'nun bahçesinde kahvemi yudumlarken Kumraldan gelen mesajı okuyordum. ''Bugün erkenden dershanede ol.'' Genelde dershaneye gelmedikleri için mesaja anlam verememiştim ama zaten dershane benim tek eğlencemdi tabi ki erkenden dershanede olmazdım ama derslere yetişmeye gayret ederdim. Derse girmek için hızlıca okula yürürken herkesin çoktan geldiğini görüp hızlıca sırama geçtim.
Şeftali çoktan ortak sıramızdaki yerini almıştı.
-Günaydın bebek yine çok uyumuş olmalısın. Gözlere bak ya. Bugün Edebiyat hocası gelmiyormuş iyi haber ders boş.
+ Yapma bee o zaman çıksana ne duruyorsun oğlum sırada dışarıda şiirsel bir hava var.

 Beraber okul bahçesine doğru yol alırken dün gece evde neler olduğu hakkında ufak gevezeliğini duyamayacak kadar kendi düşüncelerimle meşguldüm. Zaten bir süre oda vazgeçti. Bizim grubun oturduğu masaya doğru ilerlerken içimde anlamlandıramadığım hislerin ne olduğunu çözmeye çalışıyordum. Süslü, Petek ve Kılıç yine her zaman ki gibi sınavları çekiştiriyorlardı. Hangi hoca nasıl sorularla bizi zorlardı muhabbetine son verdiğimizde ders zili çalmıştı. Sınıfa yürürken Kılıç beni kolumdan tutup kantine doğru sürükledi.

- Bütün gün sanki durgun gibisin. Hayırdır kızım noluyo ?
+ Bilmiyorum ya içimde anlamsız bir heyecan var.
- Kötüysen izin alalım ya eve git dinlen biraz.
+ Yok ya iyiyim ben hadi geç kalmayalım.

 Dersler sanki daha ağır geçiyordu. Sonunda bitiş ziliyle beraber çantamı alıp servise doğru ilerledim. Şeftali arkamdan Kızıl diye bağırırken artık yorgunluk ve düşünceler bayağı ağır basmaya başladı.


                                                                ***


 Ankaralıyla tanışalı beş haftadan fazla olmasına rağmen onu bu kadar önemseyeceğimi, ilk aşkım olacağını hiç düşünmemiştim. Bana göre fazla düşünceliydi. Genelde hiç konuşmazdı ve ukalanın biriydi. Benim tam zıt karakterimdeydi. Matematikle aynı okuldaydı ama Matematik onu hiç sevmezdi. En yakın arkadaşımın sevmediği bir insana zaten sempati  bile duymuyordum. Servisten indiğimde KaslıBöcek tamda kapıdan giriyordu hemen ona yetişmek için koşmaya başladım.
-Böceğim bu ne hız, beni yakalamak mümkün değildir ama sen bunu başardın sanki.
+ Şapsal dalga geçme. Peşinden daha ne kadar koşmalıyım.
- DenizG nerde seni serviste yakalamış olması gerekiyordu.
+ Kendi servisiyle gelmiştir ha? Olamaz mı?
- O zaman Matematikle beraber kantindedir. Hızlı ol cips partisine yetişmeliyim.
+ Gerçekten çok obursunuz ya.

 KaslıBöceğin tahmin ettiği gibi ikisi de kantindeydi ve Kumralla beraber cips yiyorlardı. Geldiğimizi görünce hepsi cipslerini saklamaya çalıştılar ama KaslıBöcek onları çoktan görmüştü. ''Benden saklayamazsınız'' nidaları eşliğinde koşmaya başladığından sabahtan beri ilk kez içten bir kahkaha attığımı farkettim. Masaya oturduğumda gözüm Ankaralıyı arıyordu.

+ Kumral arkadaşların nerde?
- Ne bilim kızım ben. Ankaralı geldi bile.
+Günaydın gençler. Kızıl seninle biraz konuşabilir miyiz?

- Tabi.

 Masadan kalkarken Kumralın gözlerindeki muzip bakış kalbimin daha hızlı atmasına neden olmuştu. Ama Ankaralının gözlerine baktığımda sanki dünyada kimse kalmamış gibiydi.

- Evet seni dinliyorum.
+ Aslında bunu söylemek benim için çok zor. İlk defa böyle birşeyi söylüyorum o yüzden biraz heyecanlıyım. Imm Kızıl ben sana aşık oldum. Benim aşkım olur musun ?
- Bu ne şimdi ya ben sınıfa gidiyorum saçmalama.

  Kitaplarımı almak için masaya döndüğümde Kumralın sorgulayan gözleriyle karşılaştım. Demek ki oda biliyordu. Bunu bana nasıl yapmıştı. Daha sonra Kumral nasıl olduysa beni etkilemiş cevabımın evet olmasını sağlamıştı.


                                                                    ***

  Ankaralıda ilk aşık olduğum şey kokusuydu. Öyle güzel ve masum bir kokusu vardı ki o kokuda huzur buluyordum. O yanımdayken burnumu boynuna dayadığım an sanki hiç bir şey beni incitemeyecek gibiydi. Onu sonra öylesine sevmiştim ki o koku olmadan uyuyamıyordum. Yastığımda t shirtü olmadan, onu koklamadan huzurlu olamıyordum. Ve ne zaman o kokuyu duysam boğazıma bir yumruk oturur. Kokusuna aşık olduğunuz birini asla ama asla unutamıyorsunuz.

10 Nisan 2013 Çarşamba

Sesini unutuyor gibiyim ama sözlerin hep aklımda..


 Hazır üniversitemiz olaylarla çalkalanırken bende okulun tatil olmasından fırsat buldum ve bir yazı yazayım dedim. Biliyorum çok iyi oldu bu :)

   Okulumuza hizbullah örgütü dadandığı için günlerim yurt ve kahve diyarında geçiyor ve artık rutine dönen her şey sıkıcı olur mantığındayım. Ama biraz iyi oldu bu günlerdir yazmak istiyordum bu sayede gelebildim. Fizyoloji vizesi öncesi ben reçel ve kurabiye yine bir olay yaşadık. Hadi tahmin edin olayın baş faktörü kim.. ?? Tabi ki de TOST. Kızın sadece yüzü sıçana benzese keşke bunu eylem haline getirmese diye çok düşünüyorum ya. Aaa merak etmeyin yazıyı bununla fazla kirletmeyeceğim. Önce ki yazılarımdan kiminle çıktığını neler olduğunu anlatmıştım ya orda olay kapandı diye düşündük ve hayatlarımıza o zehri bulaştırmak istemedik üçümüzde. Ama sayesinde hiç tanımadığım insanlara mesaj atmış oldum bir sürü sizofrenliğin ortasında buldum kendimi. Kızın hayatı yalan olmuş zaten. Sadece bu değil bir yalan üç insanı nasıl kapsar ya bu kadar mı profesyonel olmuş ayrı şehirlerde üç insan kendini bu olayda buluyor. Neyse ki şimdilik kimse onu takmıyor. Önemsiz bir nesne yaptı ya kendini ne çekti be Tost. İki ekmek arasına girecem diye ne çekti.

Şu sıralar Hush Hust serisine takmış bulunuyorum. Nora ve Patch aşkı bütün aşk hayatım oldu. Düşün kitabı o kadar yaşamışım ki Zoziyi kovulmuş melek sanıyorum rüyalarımda. Ama her güzel şey bitermiş ya kitaplarda bitti ve Zoziyle ben asla böyle değiliz. Ama olsun ben sevgilimi böyle seviyorum. Yinede kovulmuş bir melek olabilirdi gerçi ilk iki kitapta örnek bir aşk yok ama üçüncü kitap yani Sessizlik bayağı etkiledi beni. Tavsiye ederim okumadıysanız okuyun. 
Buda son kitapta mektupta beni öldüren cümleler : Bu dünyayı terk etmeden önce sana karşı neler hissettiğimi bilmeni istiyorum. O Değişim Yeminini etmeden önce benim için neysen şimdide öylesin. Sen benimsin. Her zaman benim. Senin gücünü , cesaretini ve nazik ruhunu seviyorum.Bedenini de seviyorum. Senin kadar hiç kimse benim için seksi ve bu kadar mükemmel olmamıştır. Seninleyken bir amacım var. Sevip , tapacağım ve koruyacağım birisi var.  
Geçmişimdeki sırlar aklını kurcalıyor, biliyorum. Ve bana güvenip o sırların ne olduğunu sormaman , bana olan inancın daha iyi bir adam olmamı sağlıyor. Seni aramızda söylenmemiş bir şeyler bırakıp terk etmek istemiyorum. 


 Ne çektin be Kızıl geldin üniversitede okuyacağım meslek sahibi olacağım diye ne çektin be kızım. Niye
geldin demiyorum, geldin de noldu be çocuğum Zozinden ayrı düştün. Orda kızlarla fingirdiyorsa dilini koparamayacaksın be kızım cükünden asamayacaksın be yavrum. Tamam Zozi yapmaz diyorsun da erkek be kızım yaparsa nedeceksin be yavrum.. Vasfiye teyze kıvamına bende geldim ya kendime daha ne desem ki. Birde izlediğim filmler okuduğum kitaplar beni çok etkiliyor onu anladım şimdi. Yani yarın kendimi Gelinler Savaşında bulabilir yada Vasfiye teyze olabilirim. Yada kovulmuş bir meleğe aşık olabilirim. Hepsinden kötüsü en yakın arkadaşımın kardeşine aşık olursam onunla evlenirsem o kötü olur ama. Emma yakışıklı çocuğu kaptı ama bende bu şans varken anca kurbağa bulurum evlenecek. Zozi lütfen alınma sen mükemmelsin ama benim şansım bu hala nasıl buldum seni diyorum. Şaka gibi yani genelde Ankaralından sonra bulduklarım fare gibi birşey olmuştu. Sanırım Liv gibi bende bekleyemeyeceğim sana zorla evlenme teklifi yaptıracağım. Ama sende bekleme o kadar okul bitince gel et şu teklifi lütfen. Neee hala bekliyor musun ? Olamaaaz !!!

2 Nisan 2013 Salı

Sigarayı çekişinin asaleti misali o kırmızı bakışlarının verdiği his, özlem ve acı dolu...



  Şuan çok sevinçli olmayan bir ruh haliyle karşınızdayım efenim. Dün malum 1 Nisandı ama üniversitede olduğumdan mı nedir kimse bana öyle sulu şakalar yapmadı. Yada sadece yalnız olduğumdan olabilir bilmiyorum. Muhtemel olasılıklar düşünüldüğünde yemek yemeye Jelibonun yanına kaçtım öğle arasında ama buda beni mutlu etmedi çünkü Veteriner Fakültesi Allahın dağında olmasına rağmen Diş Hekimliği tam üniversitenin göbeğinde. Bizim günahımız ne !!?   Esmer'in bu konuya bakış açısı şu oldu ama. Tabi onlar çalıştı hakettiler bizim gibi Össde uyumadılar. Aslında mantıklı olsa bile cezamızı bu şekilde çekmek istemezdik. Zaten bizim okulun daha kampüsü yerine oturmamış Diş, Tıp, Hukuk dışında herkes üvey evlat gibi dağ başında. Milli eğitim yada Yök buna çare bulmalı. Yahu bakıyorum başka okullara herkes mutlu okullarının etrafında cafeler barlar, mesela Çukurova Üniversitesi çok mutlu adamlar gelişmiş. Sen kalk o üniversite dururken Dicle yaz valla çok hoş oldu bu bana kapak gibi oldu. Dün merkezde lunapark kurmuşlardı  Kedicik, Esmer, Xaş yemekten sonra oraya gittik gondol ve ranger çok eğlenceliydi sanırım hayatımıza biraz renk geldi. Ama haftaya vizeler tam gaz başlıyor napayım rengi ben geçmem gerek fizyolojiden çünkü seneye patalojiyi alamayacağım yoksa. Bu eğlenceli hayat kısa sürdü ya ama haksızlık.
 Acaba yurt dışına mı çıksam gitsem adamların üniversite hayatı sanki çok güzel. Onlar yaşıyor biz okuyoruz sanki. İlerde çocuğum sorsa üniversite hayatımı ne derim ben yoksa ! Yavrum bizim fakülte çok uzaktaydı ders çalıştık hep sigara içtik dersem o çocuğun eğitim aşkı ölür biter. En iyisi Zozi anlatsın ya onun üniversite hayatı çok daha iyi. Ben okumadım anneciğim baban okudu derim bende. Yada Kumral dayın anlatsın derim. Onların ilginç üniversite anıları var şimdiden. Ah yavrum bende hep seni düşünüp okudum o yüzden hiç eğlenemedim ama sen eğleneceksin derim. Oğlumu yada kızımı yurtdışında okutacam ben karar verdim şimdi. Annesinin yapamadıklarını yapsın yada İstanbulda okusun babası gibi olsun. Yıllarını Candy Crush ile geçirmesin.