4 Mart 2013 Pazartesi

Bir sabah uyandığımda.. 1. Evre

     
    Toz pembe bir masaldan bir kabusa doğru yol almaya başlamıştı düşünceleri Kızılın. Uyanmaya çalışsa bile bir türlü içinden çıkamıyordu bu kabusun. Sanki beyni onu görmekten çok mutluydu. Öyle olması imkansızdı bütün hücreleri nefret ediyordu Kızıl bunu biliyordu yada öyle umuyordu. Yavaş yavaş bedeninde ki o uyuşukluk kalkmış beyni yavaş yavaş uyanma sinyalleri vermeye başlamıştı.


    Uzun zaman sonra her şey normale dönmeye basladı derken nereden  geldi bu çocuk düşünceleriyle uyandı Kızıl.. Dün Kumralla konuşmuş yine içi rahat uyumuştu ama olmuyordu demek ki. Kalktı usulca ve dolabından sigarasını çıkarıp yaktı. Bir nefes aldıktan sonra düşüncelere daldı. Görmeyeli 2 yıl oluyordu. Aramıyordu sormuyordu zaten neden aramıştı ansızın.. Hata yaptığının farkına varmasını istedi hep Kızıl yoksa bugün o şanslı günlerden birinde miydi ? Şimdi hazırlanıp okula gitmesi gerekiyordu ve biraz ertelemeye karar verdi düşünmeyi. Otobüse bindiğinde kendini daha iyi hissediyordu. Okulda çok arkadaşı yoktu zaten ve dertleşecek bir Keita vardı bu şehirde. Kimseye Bir şey anlatmazdı Keitadan başka onunda gelmesine daha çok vardı. Bu düşüncelerle okulda sırasına oturduğunda Kediciğin seslendiğini duydu. Kısa bir konuşmadan sonra derse odaklanmayı denedi ama buraya kadardı düşünceleri beyninden daha fazla uzaklaştıramayacaktı. Sessizce ağlamaklı bir sesle Kedicikle paylaştı bu durumu.. Şimdi oda merak eder olmuştu. Nereden çıkmıştı bu çocuk.. Ansızın neden arama ihtiyacı duymuştu Kızılı. Aramasının asıl sebebini ikisi de merak ediyordu.... 
    Klasik Ankaralı konuşmasıyla birbirlerini suçlamışlar sonra yine telefonu kapatan Kızıl olmuştu. Zaten Tost hayatında yine büyük bir sorun haline gelmeye başlıyordu. Herkesi affedeceğini düşünen Kızıl o ikisini bir türlü affedemiyordu sanırım biraz Reçeli kıskanıyordu. O kızı bir türlü kabullenemiyordu. Sorunlar daha büyük sorunları doğuruyordu. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Benimde söyleyeceklerim var.