26 Mart 2013 Salı

Doğa Dostu Kızıldan. Fidanlar Ağaca..

   Bugün yine sabahın körü denilebilecek bir saatte alarm sesine uyanan Kızıl uyanmayı ertelemeye karar verdi. Fakat derslerde düzenli not tutmaması gerektiği için yine uyanıp hazırlandı. Bu her sabah rutin artık. Anlamıyordu neden üniversitelerde devam zorunluluğu var. Neden devamsızlıktan kalma var yoksa hala lisede miydi? Bunların hepsi hayal miydi yoksa ? Neyse ki uyandı ve derse yetişmeye karar verdi. Okula giderken Reçelin Facebooktan attığı mesajı gördü ve onu aramaya karar verdi.
   +Reçel noldu sen bu saatte uyanmazdın?
   - Abi Tostla Kültürlü çıkıyor sanırım.
   + Nasıl anladın peki.
   -Kurabiye anlamış ya. Bu adanada ya Tostla buluşmuş Kültürlünün mesaj attığını felan görmüş.

 Ben bu Tostu anlamıyorum zaten, kızın 2 ay hayatımızda durduğu yok ya hemen mi bir satma bir arkadaşımızla çıkma olayına girer. Neyse Reçelle sonla konuşmuşlar ve hem Kültürlüyü hemde
Tostu silmiş artık. Umarım artık o kızı hayatımızda görmeyiz.



 Ve yine asıl konumuza dönelim. Bugün Hayvan Davranışları hocamız fidan dikmeye karar verdik yardım etmek isteyen var mı dediği an Kedicikle resmen bitki sevgisine tutulduk ve hocanın peşinden bahçeye çıktık. Birinci sınıflardan sadece biz vardık. Dördüncü sınıfların çoğunluğu oluşturduğu ekibe katıldık ve fidanlarımızı toprakla buluşturduk. Bir an Veteriner Fakültesi mi Ziraat Fakültesi mi bilemedim neredeyiz ama buda sonuçta toplum için. Geleceğe bir fidan bırakacağım bir miras.. Torunlarım gelip onu ziyaret eder belki.
İşte buda benim fidanım canım..


Şimdiden onu çocuğum evladım gibi görüyorum. Umarım başına bir şey gelmez. Evlat acısı zor olur yoksa.. :)

21 Mart 2013 Perşembe

Güzelliğin ; uğruna saatlerce çekilmiş kokainler kadar pahalı.



 Benim olduğun o zamanlarda ne kadar güzeldin.. Sadece birbirimize sahipken duyup anlamlandıramadığım ayrılık şarkıları vardı. Herşey artık çok geçmişte kaldı.


 Yarın Portakalın komitesi var ve odada sadece eski sevgililere çalışılıyor. Yani bir tıpçı bir hukukçu ve veteriner hekim sadece aşk konuşuyor ve müzik son ses açık bir halde gelecekte aşklarımız nasıl olacak tartışıyorlar. Kızıl bir sigara yakıyor sohbet şimdi çoktan filmlere dönmüş. Kim hangi filmden daha çok etkilenmiş yada hangi aktör daha yakışıklı ? 5 Yıl sonra okul bitecek ve gelecek kaygılarını konuşmaya şimdiden başladık. Siyaset konuşulduğu zamanlar bile oluyor tamamen ilgilenmesek bile biraz siyaset bile bazen iyi gidiyor. Portakalda benim gibi yalnız koyboy bu şehirde kendi bölümünde kafasına uyan kimsenin olmamasından yakınıyor.

  Hepimiz gelirken sevdiğimiz istediğimiz bölümlere gelmenin sevinciyle geldik. Kafamıza uyacak arkadaşlar düşleyip hep güleceğimizi umuyorduk ama bu herkes için gerçek olamadı tabi. Şimdi sadece filmler izleniyor konuşuluyor ve aslında hepimiz mutluyuz. Ama komite dönemi vize dönemi o dönemi şu dönemi gelip çattığı zaman maalesef yine umutsuz üniversiteli halimize dönüyoruz. Kimse okul bu kadar zor dememişti.


  Camdan bir fanus içine sıkışmış gibi ruhum ve her yerden su alıyor bu fanus. Boğulmama az kaldı yine. Şehir değişikliği yapsam annemlerin yanına mı gitsem acaba. Ya da çıkıp İstanbul'a aşkımın yanına gideyim beni özlemiştir oralarda kokumu arıyordur sokak sokak. Ama acilen seyahat yapmalıyım bu havadan çıkmalıyım ve vizeler bitene kadar bu çok zor gibi görülüyor.


Aslında bazen deniz kenarında çay içmeyi özlüyorum. Yada sigaramı kıstırıp dudaklarıma sadece izlemeyi istiyorum. Bir konserde salak saçma bağırmak istiyorum. Yada yeniden sevmek istiyorum sevgilimi. 

Benim sevgilim çok baskıcı mesela bir örnek:
- Uyu artık Kızıl yarın dersin erken ben uyuyorum sen uyumuyorsun ne işin var benden sonra uyanık duruyorsun.

Şirket meselelerim var sen bilmiyorsun işte aşkım. İlla tek tek anlatamam ki sana herşeyi biraz anlayışlı ol uyuyamıyorum saat 9da işte.

 Gerçi hayatım artık emo gençlerin aşk resimleri gibi renkli olmaya başladı sayesinde ama yinede 9da uyumam yapıma aykırı. Ama uyuduğum zamanlarda olmuyor değil. Dur bir kontrol ettimde seviyorum ya ben bu çocuğu. Burdan aşkıma anama babama selamlar diliyor saçma yazıma son veriyorum kokain partisi yapacam jelibonla.

20 Mart 2013 Çarşamba

Dikkat Vize Dönemi. Part1

 Herkes için korkulu bir dönem olan vize dönemi benim için kabusa dönüyor. Zaten sevmediğim bir şehirde sevdiğim bir bölümü okuyorum bu yetmezmiş gibi birde sınavlar dizisinden geçiyorum aaa hiç çekemem. Bu yazımda ben vize zamanı ne yapıyorum nasılım biraz bahsetmek istedim. 
     
                                  ***



Evre 1 : Vizeye son gün çalışanlardan olmadığım için (hiç çalışmadığım için) haftalar öncesinden not aramaya başlıyorum. Kimde iyi not var işe yarar bilgileri kimden bulabilirim hepsini arayıp tarayıp buluyorum.

Evre 2: Her gün uykum geldiğinden erteliyorum odada herkes çalışmaya başlayana kadar erteleme zamanlarım hiç bitmiyor. Markete gidip bir sürü abur cuburu dolaba dolduruyorum ve daha sınavlar başlamadan bitiriyorum. Hele yeni defterleri alıp ders çalışma aşkımın gelmesini beklemekten dolabım defter doldu.




Evre 3 : Odada herkes çalışmaya başladığı zaman notları düzenleyip çalışmaya ilk adımı atıyorum. Masaya oturuyorum ve okumaya yazmaya başlıyorum. Oda ne kahvem bitmiş, sigara içmem gerekiyor, sıkıldım. Yani bir sayfa okumadan o masadan kalkıyorum tekrar ne zaman dönüyorum bilinmez.


Evre 4 : Odada benim gibi bir sürü kız olunca başlıyoruz vizelerin saçmalığından anatominin gereksizliğinden ve saat epey geç olunca yarın çalışacam sözleriyle yatağıma doğru yürüyorum.


 Ve haliyle son güne kadar çalışmanın Ç si olmuyor böylece bir vize döneminin daha sonuna geliyorum. Hele benim gibi veterinerlik okuyorsan vize dönemi senin sonunu getiriyor.



15 Mart 2013 Cuma

İlişkide asla yapılmaması gerekenler..

 Bir ilişkiniz var çok mutlusunuz ama yavaş yavaş sıkılmaya başladınız karşınızdaki insanı popişindeki doğum izine kadar tanıyorsunuz ve ilişki renklensin diye uğraşmaya başlıyorsunuz. Tamam renklensin sabahlar olmasın ama benim yaptıklarımıda yapıp kapının önüne koyulmayın. 

 Madde 1 Başka erkeklerden bahsetmeyin:  Bunu ben çok sık yapıyorum. Adam artık beni kıskanmıyor sevmiyor diye gidiyorum depresyona giriyorum sonra benimle ilgilenen bütün erkekleri ona anlatmaya başlıyorum eski sevgilimle mutlu günlerimizi anlatmaya tabi eski sevgili artık en son ayrılacağımızı anladığım zaman ama bir erkek mesaj mı atmış hemen anında anlatıp adamın sinirlerini zıplatıyorum sonra bana haber vermeye bile gerek görmeden ayrılıyor paşam. İlişki bitmesin diye yaptığım tüm çaba gtümü tırmalıyor o ayrı.

Madde 2 Yanında ağlamayın : Sen seversin ölürsün bitersin yanında osurur kurban olurum sana dersin ama yanında ağladığında direk zayıf karakterli biri olursun. Bakın erkekler bizim her ay malum regl dönemlerimiz var o zaman duygusal oluyoruz işte. Sevgilimin yanında yaşayamayacaksam bunu kimle yaşayacağım bakkal Ali amcayla mı allasen! Tabi ağlayacağız güleceğiz insanız yahu. Ağlıyoruz sonra ne yapacağınızı bilmiyorsunuz tamam ama ben kalkıp masadan gidenide gördüm yapmayın kızlar ya bunlar anlamıyor ağlamayı felan en iyisi kız kıza ağlayalım biz daha rahat hem burnum aktı makyajım bozuldu telaşı yok.           

Madde 3 Asla aşırı makyaj yapmayın doğal olun : Bazı kızlar görüyorum sanki boya kutusuna düşmüş çıkmış gibi. Düğüne gitmeye 5 kala sevgilisiyle buluşmuş gitmeden göreyim ya demiş sanki. Kızlar erkekler bangır bangır bağırıyor doğallık diye. Hemde benim gözüme bile hoş görünmüyorsa ona hiç hoş görünmez. Doğal olalım doğallık iyidir.

Madde 4 Dekolteden uzak durun : Hem siz rahat edemezsiniz hemde karşınızdaki bebe rahat olamaz. Sonra o sana baktı bu böyle dedi diye kavga ediyoruz. Dozunda dekolte iyi oluyor ama abartan çok var. Giyiyor şort mu boxer mı belli olmayan minicik birşeyi sonra benim ilişkim neden yürümedi. Toplum kaldırmıyor hemde bebe kıskanıyor işte canikom etme kendine bunu yapma..

Madde 5 Asla duş almadan buluşmaya gitmeyin : Malum büyük şehir küçük şehir dinlemeden trafik bayağı sorun olmaya başladı. Kimse ter kokmak istemez hele aylardan haziran temmuz ise hiç istemez. Hemde karşındaki rahatsız olur. Gerçi herkes artık dikkat ediyor kişisel temizliğine ama yinede söylemek istedim.

Madde 6 İlk buluşmada öpüşmek yasak : Ülkemiz artık kadına her ne kadar daha fazla hak vermiş olsa bile hala var dangalaklar ilk buluşmada yakınlaşıp sonra ayrılınca kızın arkasından demediğini bırakmayan. Hem ilk buluşma daha yeni yeni tanıyorsun birini belki kafana uyuşmayacak en iyisi biraz beklemek.


Madde 7 En önemlisi arkadaş sevgili dengesini ayarlamak : Benim burda bayağı bir dengesizliğim var ya ya sevgilime çok önem verir arkadaşlarımı unuturum yada sevgilimi sürekli ihmal ederim. Bir zaman sonra iki tarafta baskı kuruyor ne yapacağımı şaşırıyorum siz en iyisi bu dengeyi ayarlamaya bakın.


 Şimdilik bu kadar ama beni izlemeye devam edin. Kızıldan bol aşklı hafta sonu dilekleriyle..                   

13 Mart 2013 Çarşamba

Yokluğum sana armağan olsun.



   Çok atarlı şekilde uyandım bu sabah yine okula gitmek istemedim tabi ve gitmedim. Yarında gitmeyeceğim depresyondayım bananeee. Minik Reis'in sevgilisi bir resim yüklemiş bugün ve mutlular. Ya kendini yerlere atsa ölse benim için nolurdu. Yas tutsa biraz yada üzülse biraz adam olsa çok hoş olurdu.
  Biz bununla çıkarken eğer ayrılırsak sorunsuz ayrılacağımıza söz vermiştik, öyle rahatsız etmek yoktu bende sözümü tuttum ayrıldık sonra ne olursa olsun ulaşmadım mesaj atmadım aramadım facebooktan sildim ama ara ara baktım tabi neler oluyor hayatında diye. Ceviz kırıyormuş işte onu anladım. Benim için ölürdü biterdi güya lan ayrıldık hemen birin buldu. Bende buldum tabi ama ondan sonra nispet için değildi. Harbiyeliyi harbi sevmiştim ben tabi ben buraya gelince oda bitti. Aslında sorun şu ki burayı onun için yazmıştım ama mesafelere dayanamadı aşkımız. Ben sürekli içtim içtim bunu aradım seviyordu sanırım barıştık ama geri ayrıldık. Hayat işte ya. Ama geçen gün mesaj attı mesela onunda sevgilisi var zaten bizim kaderimiz bu ya. Kime elim değse onun yeni ve mutlu bir ilişkisi oluyor. 

                                                 ***
 Sonra artık açıklayabilirim kaç ay oldu yani sır gibi herkesten sakladım. Yeni bir ilişkim var. Mesafeler engel mi bilmiyorum ama aramızda bayağı bir mesafe var ama fakat lakin şimdilik çok iyi gidiyor. Daha Kumral dışında kimse bilmiyor ve onunda tepkisi tanıyana kadar kötüydü biz yılmadık yıkılmadık tanıştılar ve çok sevdiler. Gitar çalıyor gözlerime baka baka olmasa bile, basketball oynadığı için uzun boylu ve beni önemsiyor gerçekten ilk tanıştığımız zamanlarda bile bunu hissediyordum. Neyse artık ileride daha detaylı anlatırım. Kızıl aşık oldu ya olum aşık oldu tabi anlatacak.



10 Mart 2013 Pazar

Geçmiş seni ele geçirmesin.

 
 Telefonu açtığından beri saatler geçti sanki, oysa sadece 3 dakika olmuş.. Ses tonu sanki son günlerini yaşayan kanserli bir hasta. Masamda kitaplar öylece duruyor hala bir test bitmemiş başladığımdan beri. Bu halin tavrın ne diyorum. Ayrılmamız gerek Kızıl diyor ve kapatıyor. Şerefsiz bücür ! Bir gece önce eğer ayrılırsak bla bla cümleleri kurarken ''Saçma! Biz hiç ayrılmayacağız'' diyen çocuk sınava sadece 14 gün kala beni terk etti iyi mi ? Ağlasam mı ya ? Yok ya sınav var ağlayamam. O zaman ilk şokla Tost'u aramıştım çünkü neden ayrıldığımızı bildiği halde bilmiyor gibi davranmayı başarmıştı ve benim dünyadan haberim yoktu. Gidip onlarda kalacaktım hatta ama o zamanlar onu o kadar çok seviyordum ki yakın arkadaşımdı beraber çok güzel eğleniyorduk ardımdan kuyu kazmıştı kız haberim yoktu.
  Hala anlayamadığım şey 14 gün kala ayrılmak ne lan. Nasıl bir şerefsizlik. O an Kumral Elma Huysuz Çekirge bizde toplanıp ağladığımızı hiç unutmayacağım ya bir ayrılık acısı çekemedim. Ağlama sınavdan sonra beraber ağlayacağız diye beni susturdular ve sınavdan sonra ağlayamadım çünkü umurumda değildi artık. Sadece acılı duruyordum yalnız kalmamak için ama yemedi geri dönmedi mal.

                                                                                 
 İyi ki geri dönmemiş çünkü Lysden sonra ilk yapacağım iş onu terk etmek olacaktı. Yakın arkadaşlarımın hiç biri onu istemiyordu. Herkes bırak onu ya sana göre değil diyordu ama ben seviyorum sanıyordum. Kumral'ın '' O sadece yansıma Kızıl aslında kimin için ağladığını hepimiz biliyoruz. '' dediğini asla unutmayacağım.

 Hala düşünüyorum neden 14 gün diye acaba kuş beyniyle bu Ankaralıya 3 ay ağladı bana da ağlar dedi ama Ygs sınavını mı unuttu. Direk Lys sınavını hesaplamış olabilir yani. Zaten dengesiz kafasından olmayan olayları çıkarırdı ben şüpheleniyordum şizofren olduğundan felan ama yazık ya hasta hasta terk etmeyim diyordum. Ben böyle iyilik yapayım sen böyle kötü düşün.

   İnşallah beynin burnundan çıkar bağırsakların ağzından çıkar. Arabanın altında ezim ezim ezilirsin de ben Kızıl'a neler yaptım dersin helallik istemek aklına gelir.


4 Mart 2013 Pazartesi

Bir sabah uyandığımda.. 1. Evre

     
    Toz pembe bir masaldan bir kabusa doğru yol almaya başlamıştı düşünceleri Kızılın. Uyanmaya çalışsa bile bir türlü içinden çıkamıyordu bu kabusun. Sanki beyni onu görmekten çok mutluydu. Öyle olması imkansızdı bütün hücreleri nefret ediyordu Kızıl bunu biliyordu yada öyle umuyordu. Yavaş yavaş bedeninde ki o uyuşukluk kalkmış beyni yavaş yavaş uyanma sinyalleri vermeye başlamıştı.


    Uzun zaman sonra her şey normale dönmeye basladı derken nereden  geldi bu çocuk düşünceleriyle uyandı Kızıl.. Dün Kumralla konuşmuş yine içi rahat uyumuştu ama olmuyordu demek ki. Kalktı usulca ve dolabından sigarasını çıkarıp yaktı. Bir nefes aldıktan sonra düşüncelere daldı. Görmeyeli 2 yıl oluyordu. Aramıyordu sormuyordu zaten neden aramıştı ansızın.. Hata yaptığının farkına varmasını istedi hep Kızıl yoksa bugün o şanslı günlerden birinde miydi ? Şimdi hazırlanıp okula gitmesi gerekiyordu ve biraz ertelemeye karar verdi düşünmeyi. Otobüse bindiğinde kendini daha iyi hissediyordu. Okulda çok arkadaşı yoktu zaten ve dertleşecek bir Keita vardı bu şehirde. Kimseye Bir şey anlatmazdı Keitadan başka onunda gelmesine daha çok vardı. Bu düşüncelerle okulda sırasına oturduğunda Kediciğin seslendiğini duydu. Kısa bir konuşmadan sonra derse odaklanmayı denedi ama buraya kadardı düşünceleri beyninden daha fazla uzaklaştıramayacaktı. Sessizce ağlamaklı bir sesle Kedicikle paylaştı bu durumu.. Şimdi oda merak eder olmuştu. Nereden çıkmıştı bu çocuk.. Ansızın neden arama ihtiyacı duymuştu Kızılı. Aramasının asıl sebebini ikisi de merak ediyordu.... 
    Klasik Ankaralı konuşmasıyla birbirlerini suçlamışlar sonra yine telefonu kapatan Kızıl olmuştu. Zaten Tost hayatında yine büyük bir sorun haline gelmeye başlıyordu. Herkesi affedeceğini düşünen Kızıl o ikisini bir türlü affedemiyordu sanırım biraz Reçeli kıskanıyordu. O kızı bir türlü kabullenemiyordu. Sorunlar daha büyük sorunları doğuruyordu.