18 Şubat 2013 Pazartesi

İki genç kızın anıları. Bölüm 1





   











Bugün Reçelim ve ben dışarıya çıkalım dedik. Tabi ben yine uyanamadım saat 2 sularında uyandım ve mesaj attım.
  B: Laan nerdesin ?
  R: Evdeyim oğlum uyanmanı bekliyordum.
  B: Oley uyandım bende hazırlanıyorum.
  R: Tamam oğlum çabuk hadi bende hazırlanıyorum.

  Sonra buluşacağımız yere ben iki vasıtayla gittiğim için geç kaldım her zaman ki gibi. Geç kalmak huyum olmuş zaten hiç bir buluşmaya erkenden gidemiyorum.

  R: Lan nerdesin kızım sen Şam dan mı geliyorsun, Bağdat dan mı ?

 Tam bu mesaj geldiğinde bende buluşacağımız mekana adım atmıştım yani çok az bir gecikmeyle (Yarım fincan çay içilecek kadar az) yetişebildim..
 Her zaman ki gibi eski konuları konuşurken Minik Reis ve yanında bir kız oturduğumuz masanın yanından geçtiler.
 R: Olum Minik Reis geçiyor.
 B: Oha o kız mı ? Hadi kalkalım.

 Uğurlamalar eşliğinde kalktık ve önce iş bankasına kredi kardı borcumu yatırmaya gittik. O kart bana dert olacak ama çok rahat harcıyorsun parayı ama sonra ödemesi zor geliyor. Reçelim kart kullanmayı bilmediği için ona gerekli açıklamalarda bulundum bayağı şöyle böyle diye gösterdim. Tabi parayı yatırırken canım bayağı acıdı çocuğumu evlatlık vermişim gibi oldu. Kemerlerimi sıkmazsam ay sonu zor gelecek, memura bağladım iyice. Öğrenci miyim memur mu belli değil. Neyse her zaman ki mekanımız Starbucks 'a geçtik oturuyoruz. Ankaralı hakkında konuşuyoruz bir baktım Minik Reis ve arkadaşı lavaboya iniyorlar.

 B: Reçel Minik Reis burada
 R: Oha ya takip etmiş gibi olacağız şimdi.
 B: Aman olsun boş ver deyip konuya tekrar devam ettim.

 Çok zaman geçti mi bilinmez ama unutmuşum onu anladım.. Ama şöyle iki çift lafım vardı ona keşke kalkıp söyleyebilseydim. Tabi yine değmeyeceğini anladım ve sustum. Yok değmez filan ama söylerdim aslında ama sevgilisine rezil olmasın dedim. Şimdi kıza bir zarar veririm karışır arada yine suçlu ben olurum diye sustum. Bugünde böyle stresli bir gündü.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Benimde söyleyeceklerim var.